Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler (2/146)



Hangi biriniz ister ki, altından ırmaklar akan hurmalardan, üzümlerden bir bahçesi olsun, içinde kendisinin olan bütün ürünler de bulunsun; fakat kendisine ihtiyarlık gelip çatsın, (üstelik) zayıf ve küçük çocukları olsun (böyle bir durumda iken) ona (bahçesine) ateşli bir kasırga isabet etsin de yanıversin İşte Allah size ayetleri böyle açıklar, ki düşünesiniz (2/266)

Şüphesiz inkâr edenler, onların malları da, çocukları da kendilerine Allah'tan (gelecek azaba karşı) hiçbir şey kazandırmaz Ve onlar ateşin yakıtıdırlar (3/10)

Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi (Fakat) Allah neyi dilerse yaratır Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona "ol" der, o da hemen oluverir" (3/47)

Gerçekten inkâr edenlerin ise, ne malları, ne çocukları, onlara Allah'tan yana bir şey sağlayamaz İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda temelli olarak kalacaklardır (3/116)

Arkalarında bıraktıkları zayıf çocuklardan dolayı korku duyanların, (vasiyetleri altında olanlar için de) içleri ürpertiyle titresin Allah'tan korksunlar ve onlara doğru söz söylesinler (4/9)




Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (4/75)

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiçbir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) bulamayanlar başka (4/98)

Kadınlar konusunda senden fetva isterler De ki: "Onlara ilişkin fetvayı size Allah veriyor (Bu fetva,) Kendilerine yazılan (hakları veya miras)ı vermediğiniz ve kendilerini nikahlamayı istediğiniz yetim kadınlar ve zayıf çocuklar (hakkında) ile yetimlere karşı adaleti ayakta tutmanız konusunda size Kitap'ta okunmakta olanlardır Hayır adına her ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir (4/127)

Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda taşkınlık etmeyin, Allah'a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin Meryem oğlu Mesih İsa, ancak Allah'ın elçisi ve kelimesidir Onu ('OL' kelimesini) Meryem'e yöneltmiştir ve O'ndan bir ruhtur Öyleyse Allah'a ve elçisine inanınız; "üçtür" demeyiniz (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır Allah, ancak bir tek ilahtır O, çocuk sahibi olmaktan yücedir Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur Vekil olarak Allah yeter (4/171)


Yahudi ve Hıristiyanlar: "Biz Allah'ın çocuklarıyız ve sevdikleriyiz" dedi De ki: "Peki, ne diye sizi günahlarınızdan dolayı azablandırıyor? Hayır, siz O'nun yarattığından birer beşersiniz O, dilediğini bağışlar, dilediğini azaplandırır Göklerin, yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah'ındır Son varış O'nadır" (5/18)

Bizim kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu, çocuklarını tanır gibi tanırlar Kendilerini hüsrana uğratanlar; işte onlar inanmayanlardır (6/20)

Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır O'nun nasıl bir çocuğu olabilir? O'nun bir eşi (zevcesi) yoktur O, herşeyi yaratmıştır O, herşeyi bilendir (6/101)

Yine bunun gibi onların ortakları, müşriklerden çoğuna çocuklarını öldürmeyi süslü gösterdiler Hem onları helake düşürmek, hem kendi aleyhlerinde dinlerini karmakarışık kılmak için Allah dileseydi bunu yapmazlardı; sen onları ve düzmekte oldukları iftiraları bırak (6/137)

Çocuklarını hiçbir bilgiye dayanmaksızın akılsızca öldürenler ile Allah'a karşı yalan yere iftira düzüp Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiklerini haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır Onlar, gerçekten şaşırıp sapmışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır (6/140)


Firavun kavminin önde gelenleri, dediler ki: "Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terketmeleri için mi (serbest) bırakacaksın?" (Firavun) Dedi ki: "Erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız Hiç şüphesiz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz" (7/127)

O, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup-yatışması için ondan eşini var etti Onu (eşini) örtüp-bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla (bir süre) gezindi Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a dua ettiler: "Eğer bize salih (bir çocuk) verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız" (7/189)

Ama O, onlara (Adem'in çocukları erkek ve kadınlara) salih (bir çocuk) verince, kendilerine verdiği şey konusunda O'na ortaklar kılmaya başladılar Allah, onların şirk koştuklarından yücedir (7/190)

Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir (imtihan konusudur) Allah yanında ise büyük bir mükafaat vardır (8/28)

De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allah'tan, O'nun Resûlü'nden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyedurun Allah, fasıklar topluluğuna hidayet vermez (9/24)

Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azablandırmak ve canlarının inkâr içindeyken zorlukla çıkmasını ister (9/55)